Canım Kalemim,
Mücadelemize on yıl önce bugün başladık.
Gel biraz zamanda yolculuk yapalım.
Yaşım 19 ve ergenlik dönemindeyim.
Engel durumumdan dolayı ergenliğim ağır geçiyor.
İlk aşk deneyimim ve depresyon sürecindeyim.
Psikolojik destek almaya başladım.
Psikolog ilk etapta günlük yazarak, duygularımı yazıya dökmemi önerdi.
23 Haziran 2011 tarihinde seninle tanıştık.
Fark ettim ki: Beni, benden bile iyi anlatıyorsun.
O günden sonra Zeki ve Metin gibi bir ikili olduk.
İlk kez sosyal medyada paylaştığımız yazı ise: “İmkânsızlığı istiyor bazen insanoğlu, imkânsız olduğunu bile bile istiyor o ela gözlü imkânsızlığı.” oldu.
Altına da ismimi ekledim.
Gelen iyi yönde tepkiler mutlu etti.
Her gün şiir veya kısa sözler yazıp, sosyal medyada paylaştık.
İlginç tepkiler de geldi aslında: “Yasin bu yazıları gerçekten sen mi yazıyorsun?” diyenler oldu.
Net cevap verdik, evet dedik.
13 Kasım 2012 tarihinde yerel basında ilk yazımız çıktı.
Artık yalnızca kendimizi değil, engellileri anlatacaktık.
Aynı zamanda yerel basının ilk engelli köşe yazarı olduk.
Yıllar ilerledi.
Bazı "akrabalarım" beni daha çok sevmeye başladı.
Zira farkıma vardılar.
Hâlbuki ben aynı bendim.
Maalesef bizim toplumumuzda "engelli eşittir hasta" kavramı vardı.
Bu kavramı yıkmaya çalışacaktık.
Topluma, düzene muhalefet etmeye başladık.
3 Aralık 2014 tarihinde bir etkinlikte yaptığımız konuşma yerel basınımızda gündem oldu.
O tarihten sonra hem benim zihnimde hem de ilçemizde bir Yasin Çiçek kalıbı oluşmaya başladı.
5 Ağustos 2015 tarihinde ilçemizin sahil bandında bulunan Ruhi Cöbekoğlu üst geçidinin asansörün faaliyete geçmesi adına bir mücadele başlattı.
Mücadelemizin ismine ise "Asansör Direnişi" koymuştuk.
Asansör Direnişi tam 583 gün sürdü.
Bu süreçte: Bimer ve Cimer’e dilekçe olmak üzere, yerel, ulusal gazeteler ve televizyonlarla bizzat iletişime geçerek ses getirmeye çalıştık.
"Asansör Direnişi" adlı bir sosyal medya sayfası kurduk.
Her hafta bildirimler, asansörden kareler çekip paylaştık.
Pes etmemiz çok beklendi.
Fakat o asansör engellileri ve onlara verilen değeri temsil ediyordu.
6 Kasım 2016 tarihinde dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki ile ilçemize ziyareti sırasında bizzat görüşerek kendilerine durumu aktardık.
10 Mart 2017 tarihinde ne demişler: "Sabır eden derviş muradına erermiş."
Asansör direnişimin 583. gününde açılışımız gerçekleşti.
2018 tarihinde özel bireylere ve topluma örnek olmak adına "İmza" isimli şiir ve edebiyat temalı bir kitap yazdık.
Dünyaya kalıcı bir eser bıraktık.
Engellenmemiş bir Ereğli için artık mücadelemizi farklı bir arenaya taşımak gerekti.
Bu arena ise: Siyasetti.
31 Mart 2019 Yerel Seçimleri için Karadeniz Ereğli Belediye Meclis Üyesi Adayı olduk.
Sonuç istediğimiz gibi olmadı.
Fakat ilçemiz tarihinde ilk kez bir meclis üyesi adayı tekerlekli sandalyesiyle seçim çalışması gerçekleştirdi.
Hala siyasetin içerisindeyiz.
Bir siyasi partinin ilçe yönetimindeyiz.
Eğitim hayatımız; açık öğretimden ilkokul ve ortaokul son olarak lise eğitimimi tamamladık.
Şu an Ankara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyoruz.
Canım Kalemim,
Bana sorsalar: "Reenkarnasyona inanır mısın? " diye.
Hiç düşünmeden, evet derim.
Zira sen, beni yoktan var ettin.
Benim cesaretim, hayat kılavuzumsun.
Daha bu hayatta çok şey başaracağız!
İyi ki varsın.
Yazarlığımın 10. Yılında bu eşsiz tabloyu!
Emeğiyle, sanat yeteneğiyle, armağan eden: Değerli Ressam İsmail Tanyıldız’a, sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.
Odamın ve hayatımın en güzel köşesinde yerini aldı.
Sanat yalnızca yetenek ile meydana gelmez, aynı zamanda iyi gözlem gerektirir.
Özel Bireylerin Kalemi
Yasin ÇİÇEK

Yorumlar
Yorum Gönder